“Bu Ay Roman Yazalım” Projesi Hakkında Bilgilendirme

Bu, Ay, Roman, Yazalım, Hikaye, Yazar, Tavsiye

Bu yazı “Bu Ay Roman Yazalım” projesi çerçevesinde hazırlanmış bir rehber yazıdır.

Merhaba Arkadaşlar. 31 Temmuz Pazar günü yaptığımız İstanbul toplantısının ardından toplantıda konuştuklarımızı katılamayan arkadaşlara da ulaşılabilir olsun diye burada paylaşma gereksinimi hissettik. Bu yüzden programın çıkış sürecini, detaylarını bazı temel kurallarını ve tavsiyelerimizi bu yazıda sıraladım. TOplantı da daha bir çok konu hakkında konuştuk. O konuları ve daha fazlasını hafta içerisinde paylaşmaya devam edeceğim. Ayrıca bazı düzenlemeleri tamamladıktan sonra toplantının ses kaydını da yine buradan paylaşmayı düşünüyorum.

Hızlıca girecek olursak projenin çıkış süreci şöyle; Amerika da meşhur “NaNoWriMo” denen bir etkinlik var. Bu etkinlik çerçevesinde katılımcılar Kasım ayı içerisinde günde 1667 kelime yazarak 30 günün sonunda 50 000 kelimelik bir romanı tamamlamaya çalışıyorlar.  Geçen sene bu projeye katılmak istememe rağmen vizelerime denk gelmesi sebebiyle ertelemek durumunda kaldım. Bu sene önden planlama yaparken yine aynısının olacağını fark edince tekrar ertelemek yerine, bulabilirsem birkaç arkadaşla daha erken daha müsait bir zaman aralığında yapma kararı aldım. Bunun üzerine etrafımdaki birkaç arkadaşa danışıp onların da desteğini aldıktan sonra “Hikayenin Hasını Geekyazar” grubunda paylaştım fikrimi ilkin. Ardından İnterrail Türkiye, Kayıp Rıhtım gibi birkaç ayrı platformda da paylaştıktan sonra birçok geri dönüş alınca büyükçe bir etkinliğe dönüştürme gereği hissettim. Bu sebeple grubu açtık ve ilk ayı başarılı bir şekilde tamamlayıp çok hızlı bir şekilde ikinci ayı başlatmak ve bu roman yazma projesini yıllık bir geleneğe dönüştürme kararı aldık.

Kısacası bugün umut ediyoruz ki sizlerle birlikte uzun yıllar sürecek ve Türk edebiyat geleneğine birçok eser kazandıracak bir hareketin ilk adımlarını atıyor olacağız.

Projeyi başlatma sürecimizi de geçtiğimize göre şimdi projemizin ne olduğunu tam olarak anlatma ihtiyacı hissediyorum. Etkinlik açıklamasında çok net olmadığımın farkındayım.

Projeye katılan tüm yazarlar günde 1667 kelime yazmayı kendilerine hedef olarak belirleyecek. Ve bu günlük hedefi tamamlayarak haftada 12 000 ve ayda 50 000 kelimeye ulaşacaklar. 15 Ağu. Pazartesi gününde herkes 0 kelimeyle başlayacak ve 21 Ağu. Pazartesi günü tüm katılımcılar bana kelime sayılarını vererek gelişimlerini kaydetmiş olacaklar.

Elbette her gün aynı değildir. Hepimizin hayatında hiç beklenmedik günlük problemler çıkar ve o gün başka bir iş yapmamızı engellerler. Bu ay çerçevesinde de sürekli böyle sorunlar çıkacak ve bazı günler çok az yazabileceğiz. Bu günleri daha önceki günlerden yazdığımız fazla kelimeler veya daha sonraki günlerde fazladan yazacağımız kelimelerle telafi edebileceğiz. Kısacası haftalık limite ulaşamadık diye pes etmek yok bir sonraki hafta daha çok çalışıp aradaki açığı kapatmayı hedef belirlemeli ve bu iniş çıkışlarla ortalamayı koruyup ay sonuna 50 000 kelimeyi yetiştirmeye çalışmamız gerekiyor.

Bir sonraki konu ise bu ayı tamamlayabilmeniz için çok büyük önem taşımakta. Asla güzel olmadı diyerekten tekrar başlamayın. Bu projede 50 000 kelimeyi bir aya sıkıştırmamız hemen yazıp bitirelim kitap yazma üzerinde çok zaman kaybetmeyelim diye değil. Yazdıklarımızı eleştirmeye zamanımız olmasın ve güzel oldu mu korkusunu atarak hızla yazmaya odaklanmamız. Ve bu umursamaz hızlı yazmanın sonucu kesinlikle garanti ediyorum ki şimdiye kadar yazdığınız her şeyden daha güzel olacak. Siz kendinizi eleştirmeyi terk ettiğinizde beyniniz aslında sahip olduğunuz anlatma kabiliyetini ortaya çıkaracak ve çok daha samimi eğlenceli bir dile sahip olduğunuzu farkedeceksiniz. Bu yüzden bu 30 gün içerisinde kendinize ümitsizliği ve yapamıyorum duygusunu yasaklamanız en büyük önerim. Yapabilirsiniz ve dediğim gibi ümitsizliği ve yapamama korkusunu bıraktığınız zaman garanti veriyorum YAPACAKSINIZ!

30 günün sonuna geldiğimizde ise bazılarının romanı 45 000’de bitecek bazılarının ki ise 60 000’e uzayacak. Burada şunu anlamamız gerekiyor, biz burada bir yarışma ya da test düzenlemiyoruz. Bu proje bir kişisel hedef projesi. Tek özelliği bu kişisel hedefi topluca koymuş olmamız. Ama doğasında hala kişisel bir hedef olma özelliğini korumakta. Bu yüzden biraz erken veya biraz geç bitirmeyi kendinize sorun etmemelisiniz. Amacımız sadece ama sadece eser üretmek.

Bu tanıtımın arkasından toplantıda aldığımız bazı kurallara gelecek olursak öncelikle bazı kesin kurallarımızdan ve ardından tavsiyelerimizden bahsetmek istiyorum. Kesin kurallar kelimesini yazmak her ne kadar kulağımı tırmalasa, canımı sıksa da grubun birliğinin selahiyeti açısından bazı ön kuralları koymak zorunlu oluyor. Zaten kurallarımızı okuduktan sonra bunların çok temel ahlaki kurallar olduğunu farkedip bize hak vereceksiniz.

1- Mutlak saygı ve hassasiyet.

Bu kural iki temel içermekte. İlki; kitabın veya yazının tarzına kesinlikle aşağılayıcı konuşmamak ve mutlak saygıyı karşılıklı olarak korumak.

İkinci olarak ise; Yazarlara sadece istedikleri kadar istedikleri yerde, somut destek vermek. Bu kuralın var olma sebebi topluluğumuzun amacının iyi edebiyat eseri çıkarmak değil insanlara eser çıkarma şansı vermek olması. Bunun sebebi, hikayelerini grupla paylaşan yazarlara, hikayelerinin onların belirttikleri sınırlar çerçevesinde ve sadece istedikleri kadar destek alacaklarını bilme rahatlığını vermek. Bu şekilde insanlar hikayelerini grupla paylaşırken beğenilmeme veya eleştirilme korkusu taşımadan istedikleri bilgiye ulaşabileceklerine dair bir rahatlığa sahip olacaklar. Örneğin karakterinin gerçekçi olması ile ilgili destek isteyen bir yazar, karakterinin konumunu anlatmak için hikayesinden bir parça paylaşsa bile sadece karakterinin eleştirileceğini bilme rahatlığına sahip olacak. Bu şekilde az da olsa hikayelerini insanlarla paylaşmaya çekinen insanları biraz da olsa rahatlatmış olacağız.

Bu kuralın bir diğer hususu ise somut destek verme durumu. İnsanların hikayelerini arkadaşları veya aileleriyle değil de bizlerle paylaşmasının bir sebebi var. Bizler onunla aynı yolda yürüyoruz ve sorunların ne olduğunu, nasıl düzeltileceğini daha iyi bir açıdan görebiliyoruz. Bu sebeple bu insanlara yardım ederken sıradan bir insanın sözleri ve rahatlığıyla yardım etmememiz gerekiyor. “Karakterin sıkıcı” yorumu her okurun yapabileceği soyut ve çok az yardım eden bir yorumken “karakterinin süreç içerisindeki değişimlerinin çok az olması ve olaylardan neredeyse hiç etkilenmemesi gerçekliğini azaltmış ve okumayı gerçekten baltalıyor” yorumu sadece hikayeye gerçekten değer vermiş ve üzerinde zaman harcamış yazma tecrübesi olan bir insanın somut bir yorumu olma özelliğini taşıyor. Ve ikisinden hangisinin daha yardımcı olduğunu sizlerin hükmüne bırakıyorum.

2-  Haftada bir kaç kelime yazdığını rapor etmek.

Bu zaten programın doğası olduğundan böyle bir kuralı koymakta herhangi bir yanlış görmüyorum. Tüm yazarlar haftanın belli bir gününde kaç kelime yazdıklarını bana (Abdullah Emin) belirterek sıralamaya adlarını yazmaya yardımcı olacaklar. Aynı şekilde bir aylık değil de bir haftalık aralıklarla iş kontrolü yapılması çok daha motive edici olacaktır.

Bu kurallar dışında tavsiye hükmünde kararlar ise şöyle;

1- Bulunulan bölgede birden fazla katılımcı varsa bu katılımcıların haftada bir biraraya gelmeleri ve durum kontrolü yapmalarını tavsiye ediyoruz. Biz İstanbul ekibi olarak buna Temmuzun 31’inde yaptığımız ilk toplantıyla başladık ve 15 eylüle kadar da devam etme konusunda kararlıyız. Siz de bölgenizde bulacağınız birkaç arkadaşla bu toplantıları yapabilirsiniz. Bölgenizde arkadaşınız yoksa eğer ilgileneceğini düşündüğünüz insanları projeye dahil ederek sürpriz çözümler deneyebilirsiniz.

2- Yukarıda da bahsettiğim gibiyazı yazmadaki en büyük engelimiz, genel olarak kendi yazdıklarımızı beğenmemek. Ve emin olun bu çok normal bir tepki. Kimse kendi yazdığı şeyi bitirdikten sonra beğenmez. Bu tepki ise yazdığı şeyi silip tekrar yazmaya iter insanı. Bir iki derken en sonunda yazar kendisinin yeteneksiz olduğuna inanır ve işten tamamıyla vazgeçer. Bu yüzden yazdıklarınızı üzerine uyuyup uyanmadan asla silmeyin. Kendinizi yazmanın sıcaklığıyla eleştirmeyin.

3- İnsanlar bunu okumaz, herkes sıkıcı bulacak ümitsizliğini terkedin. Eğer kendinize ait bir diliniz olmazsa insanlar sizi ne yazarsanız yazın sıkıcı bulacaktır. Ve kendinize ait bir dil edinmenin tek yolu ise umursamadan sıkıcı eserler yazabilmektir. Bırakın ilk kitabınız sıkıcı olsun bir sonraki kitapta olmadı üçüncü de eğlenceli şeyler yazabilecek hale geleceksiniz.

4- Hikayenizde takıldığınız konuları 25-30 dk. İçerisinde çözemezseniz hemen gruptan destek isteyin. Çünkü yazı yazarken içinizdeki minik bir ses sürekli olarak size yapamayacağınızı daha bu seviyeye ulaşamadığınızı söyleyecek. Bu da bilinçaltınızda çok basit bir sorunsalı çözemiyorum, yapamıyorum gibi bahanelerle büyütmenize sebep olacak. Burada aslında yapamadığınız şey o sorunları çözmek değil kendinizi yazmaya layık olduğunuza ikna edememek olacaktır. Ve bu korkuyu çözmenin en iyi yolu ise resmi olarak bir eseri tamamlayıp ortaya koymaktır. Bu yüzden 30 gün içerisinde ne zaman yapamıyorum hissine kapılırsanız gruptan destek isteyin ve bırakın sizin yerinize biz çözelim. Zamanınızı anlamsız engellere takılarak harcamayın. O zamana bir çok kelime yazmak için ihtiyacınız olacak.

5- Ağustosun 15’ine kadar yapacağımız düzenli paylaşımları takip edin. Bu paylaşımlarda kurgu nasıl oluşturulur, karakter yolculuğu nasıl kontrol edilir, krizlerin büyüklüğü nasıl yansıtılır gibi sorunların hepsine, dünya genelinde kabul edilmiş yanıtları vereceğiz. Nasıl yapacağımı bilmiyorum sorusunu öldürmek konusunda kendimizden çok eminiz.

Yorum Yaz